Migren Hastalarında Dopaminerjik Semptomların Putamen ve Kaudat Çekirdek Hacim Ölçümleri İle İlişkisi


Dr. Öğr. Üyesi ARZU ALDEMİR

Tez Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tez Danışmanı: Huriye Hayat Güven

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Özet:

Günümüzde, farmakolojik, biyokimyasal, genetik ve görüntüleme çalışmalarından elde edilen veriler; migren atağının serotoninerjik bozukluğun yanı sıra kronik dopaminerjik disfonksiyon ile ilişkili dopamin hipersensitivitesi varlığında, iktal dopamin salınımı ile ortaya çıktığına işaret etmektedir. Bu çalışmada, migrenli hastalarda başta Huzursuz Bacaklar Sendromu (HBS) olmak üzere dopaminerjik semptomların araştırılması ve migrene ait diğer klinik özelliklerle ilişkilendirilmesi; putamen ve kaudat volumetrik ölçümlerinin değerlendirilmesi amaçlandı.

            ICHD kriterlerine göre epizodik veya kronik ağrılı, migren tanısı konulan, yaşları 18-45 arasında değişen 37 kadın hasta ve kontrol grubu olarak 17 kadın gönüllü çalışmaya alındı. Hastaların demografik ve migren atağına eşlik eden prodromal, iktal ve postdromal semptomlarını da içeren klinik özellikleri kaydedildi. Allodini, HBS, uyku bozukluğu, depresyon ve anksiyete semptomları sırasıyla; 12 soruluk Allodini Semptom Listesi, HBS Şiddet Değerlendirme Ölçeği, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), Beck Depresyon (BDÖ) ve Beck Anksiyete Ölçekleri (BAÖ) ile değerlendirildi. Hasta ve kontrol grubunun kraniyal MRG'lerinde total intrakraniyal hacim, putamen ve kaudat çekirdeği içeren volumetrik ölçümler yapıldı.

            En sık iktal dopaminerjik semptomun bulantı (%83.8) olduğu ve bunu %62.2 sıklıkla esnemenin izlediği saptandı. Prodromal esneme ise %35.1 oranında gözlendi. HBS'li migren grubunda, HBS eşlik etmeyen hastalara göre prodromal esneme ve anksiyete semptomları varlığının daha sık (p=0.011 ve p=0.024, sırasıyla), PUKİ ve BAÖ puanlarının daha yüksek (p=0.02 ve p=0.014, sırasıyla) olduğu bulundu. Dopaminerjik semptomların sayısındaki artışa paralel olarak HBS şiddetinin arttığı izlendi (p=0.008). Ağrı sıklığı arttıkça bilateral kaudat ve putamen volumlerinin büyüdüğü, hastalık süresi uzadıkça sağ putamen volumunun küçüldüğü saptandı (p=0.000, p=0.016, p=0.047, p=0.023 ve p=0.004, sırasıyla). Ayrıca uyku bozukluğunun varlığıyla sağ kaudat hacmindeki küçülme ilişkili bulundu (p=0.014). Migrenli hastalarda, HBS veya esnemenin varlığı ile volumetrik ölçümler arasında ilişki saptanmadı.

            Çalışmamızın sonuçları, migrene sıklıkla eşlik eden HBS'nin, migrene ait klinik özelliklere ve volumetrik ölçümlere yansıyan etkisinin olmadığını gösterdi. Öte yandan,  migrenli hastalarda HBS varlığının; migrene eşlik eden anksiyete, depresyon ve uyku bozukluğu semptomlarında artışa neden olduğu saptandı. Çalışmamızın diğer bir önemli sonucu, ağrı sıklığının kaudat ve putamendeki volum değişikliklerinde başlıca etken olduğunun gösterilmesi ve bu yapılarda ağrıya yanıt olarak gelişen adaptif ya da maladaptif plastisiteye işaret etmesidir. Ancak; migren, dopaminerjik semptomlar, HBS ve volumetrik ölçümler arasındaki çok yönlü ilişkinin aydınlanması, bu konuda yapılacak daha fazla çalışma ile mümkün olabilecektir.