TBMM'deki partilerin din siyaseti (1951-1954)


Öğr. Gör. Dr. İLKER BAYRAM

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Türkiye

Tez Danışmanı: Taner Bilgin

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada Türk milletinin kalbindeki güncelliğini koruyan “dindar Menderes”in en parlak dönemini oluşturan, (1951-1954 yılları arasında) İkinci Menderes Hükümeti Dönemi’nde din siyaseti ile ilgili yaşananlar, olduğu gibi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezin hazırlanması sırasında iktidar ile muhalefetin din politikaları ile ilgili; arşiv belgeleri, Meclis Tutanakları, dönemin basınında yayımlanan haberler, hatıralar olmak üzere birincil kaynaklardan ve incelenen konu ile ilgili tetkik eserlerden yararlanılmıştır. Tezin ağırlık merkezinin “Din Siyaseti” olması dolayısıyla incelenen dönemde Türkiye’de farklı kesimlerin dine yaklaşımlarının tespiti yapılmaya çalışılmıştır. Menderes iktidarı öncesi Türkiye’de devletin tüm birimlerinde ve basın-yayında etkili kişilerin hâkimiyetinin Menderes iktidarları boyunca da devam ettiği anlaşılmaktadır. Hâlbuki özellikle iktidara gelmelerinin hemen ardından Menderes’in din hürriyeti ile ilgili umut verici sözleri ve muameleleri hem halk arasında hem de muhafazakâr basında heyecan oluşturmuştu. Ancak dinini özgürce yaşamak isteyen vatandaşlar daha önce olduğu gibi Menderes iktidarı boyunca da din konusunda benzer sıkıntıları yaşamıştır.

Demokrat Parti’nin, 1946’da kuruluşundan iktidar olana kadarki söylemlerinde, kapatılma korkusuyla dini özgürlüklere pek değinmediği bunun yerine “vicdan hürriyeti”, “insan hakları” gibi kavramların üzerinde durduğu görülmüştür. Cumhuriyet Türkiye’sinde çok partili hayata geçişin ardından 1950’deki ilk demokratik seçimlerle halk, Demokratları iktidara getirmiştir. Bunun en büyük sebebi ise Türk halkının, Halk Partisi vasıtasıyla maruz kaldığı maddi ve manevi sıkıntıları daha fazla yaşamak istememesidir. Ancak Demokrat Parti’nin kurucularının Halk Partisi kökenli olmasının da etkisiyle özellikle Celal Bayar liderliğinde Demokratların, laiklikten asla taviz vermeyecekleri izlenimini sürdürdükleri görülmüştür. Menderes’in ise iktidarının ilk aylarındaki dindarlara ve din hürriyetine yönelik olumlu yaklaşımını özellikle 1952 Malatya Hadisesi sonrasında devam ettirmediği anlaşılmaktadır. Hatta bahsi geçen hadise sonrası Menderes’in cumhuriyet inkılaplarına, Atatürk’e ve laikliğe en fazla kendisinin bağlı olduğunu ispat etmeye yönelik icraatlarının olduğu da görülmektedir. Bu süreçte dinini özgürce yaşamak isteyen bazı kimseler bir bakıma önceki dönemde olduğu gibi “mürteci” muamelesi görmüştür. Tüm bunlara rağmen incelenen dönemdeki halkın; dini hürriyete daha fazla önem atfeden Millet Partisi, İslam Demokrat Partisi gibi partilere yönelmediği de görülmektedir. Bunun sebebinin ise, CHP’nin karşısında bahsi geçen partilerin güçlü olmaması ve iktidara gelebilme ihtimallerine halkın inanmaması gösterilebilir. Dolayısıyla geçmiş tecrübeler ve yaşanmışlıklar halkın CHP’ye karşı Demokratlara olan bağlılığının ve desteğinin devam etmesine neden olmuştur denilebilir.  

Anahtar Kelimeler: Adnan Menderes, Demokrat Parti, İrtica, Laiklik, Muhafazakârlık.