Siborg Beden Bağlamında Stelarc, Orlan ve Transpecies Society'nin Sanat Pratikleri
Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Marmara Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı, Türkiye
Tez Danışmanı: Sevil Saygı
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Siborg kavramına ilişkin tanımlamaların ve ilk çalışmaların, bilimsel literatürde ve sanat alanında kendisine yer edinmeye başladığı dönemler, tarihsel olarak yakınlık göstermektedir. Canlı organizmanın sibernetik bir sistem olarak kabul edilmesiyle başlayan bilimsel araştırma süreçleri, makinelerin ve canlıların birbirleriyle doğrudan ilişki içerisinde olduğu, geri bildirim mekanizmasıyla kurulan sibernetik sistemlerin uygulamaya konulabilmesini beraberinde getirmiştir. Makinelerden ve canlılardan oluşan sibernetik sistemler, siborg olarak nitelendirilmektedir.
Siborgla ilgili uygulamalar, mühendislik alanlarındaki çalışmaları etkilediği kadar, günümüz sanatında teknoloji ve beden birlikteliğinin konu alındığı sanat pratiklerini de etkilemektedir. Bu sanat pratiklerinin, genellikle sanatçının performansına dayalı olduğu görülmektedir. Teknolojinin olanaklarından yararlanarak performatif çalışmalar gerçekleştiren sanatçıların yaklaşımları, teknofili veya teknofobiye yakın özellikler göstermektedir.
Stelarc'ın performanslarında, insan bedeninin doğasının teknolojiyle genişletildiği görülürken, aynı zamanda, teknolojinin insan üzerindeki etkisi tartışmaya açılmaktadır. Orlan'ın performanslarının bazılarında, toplumsal tarihte ve sinema tarihinde, siborg beden olgusuna referans veren unsurlar yer almaktadır. Siborg bedeni araçsallaştıran ve konu edinen bir grup sanatçının bir araya gelmesiyle ortaya çıkan Transpecies Society isimli topluluk, teknolojiye ve doğaya olan ilgisini, siborgizm, yani siborg aktivizmi olarak nitelendirdikleri ortak tavır üzerinden yansıtmaktadır. Bu tez çalışmasında, Stelarc, Orlan ve Transpecies Society'de yer alan Neil Harbisson, Moon Ribas, Manel Munoz ve Joe Dekni gibi sanatçıların pratikleri, siborg beden bağlamında, karşılaştırmalı ve detaylı olarak incelenmektedir. Bu sanat pratiklerinin, siborga ilişkin kuramsal ve güncel tartışmalar arasındaki konumu ortaya konmaktadır.