Hicri Üçüncü Asırda Hanefi Temel Kaynalarının Oluşumunda İmam Muhammed'in Ravilerinin Rolü: Ebû Hafs el-Kebîr ve Ebû Süleyman el-Cûzcânî Örneği


Creative Commons License

Özcan M. S., Çağlar M. A.

HİCRİ ÜÇÜNCÜ ASIRDA İSLAMİ İLİMLER, Hidayet Aydar,Ziyad Ravaşdeh,Necmettin Salih Ekiz,Hatice Ece Erçin,Mahmut Sayılgan,Abdo Mohsen Mohammad Gaber, Editör, İksad Yayınevi, İstanbul, ss.407-431, 2023

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Diğer
  • Basım Tarihi: 2023
  • Yayınevi: İksad Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.407-431
  • Editörler: Hidayet Aydar,Ziyad Ravaşdeh,Necmettin Salih Ekiz,Hatice Ece Erçin,Mahmut Sayılgan,Abdo Mohsen Mohammad Gaber, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

Hanefî mezhebinin oluşum sürecine bakıldığında Ebû Hanîfe’nin (ö. 150/767) ders halkaları gibi vesilelerle fıkhi birikimini belli bir metotla öğrencilerine aktardığı görülmektedir. Bu bilgilerin de aynı şekilde yazılı veya sözlü aktarımla sonraki nesillere taşınması söz konusu olmaktadır. Bu aktarımın temelini ise İmam Muhammed (ö. 189/805) ve Ebû Yusuf’tan (ö. 182/798) gelen yazılı eserler oluşturmaktadır. Ebû Hanîfe’nin görüşlerinin zapt edilmesi, istikrar kazanması ve diğer bölgelere yayılmasının ilk başlangıcı bu eserlerle gerçekleşmiştir. Bu çalışmada nesilden nesile gerçekleşen fıkhî aktarım da Hanefî mezhebinin ikinci nesil ravilerden Ebû Süleyman el-Cûzcânî (ö. 200/816?) ve Ebû Hafs el-Kebîr (ö. 217/832) merkeze alınacaktır. 

Bu ravilerin seçiminde temel faktör, bugün elimizdeki el-Asl ile onun üzerine yazılmış muhtasarların ve şerhlerin çoğunlukla Ebû Süleyman el-Cûzcânî ve Ebû Hafs el-Kebîr’den gelen rivayetlere dayanıyor olmasıdır. Elbette İmâmeyn’in daha pek çok ravisi olup kendilerinden rivayette bulunmuşlardır. Fakat Hanefî mezhebinin temel metinlerine de bakıldığında bu iki ravinin kavillerine daha çok yer verildiği görülmektedir.  Bu sebeple bu ravilerin özellikle İmam Muhammed’den naklettikleri rivayetlerin sonraki nesle iletilmesinde oynadıkları rolü belirlemek Hanefî mezhebinin temel kaynaklarının oluşum sürecini aydınlatmak açısından önemlidir. 

Konuyla ilgili yapılan araştırmada her iki raviyi de merkeze alan doğrudan bir çalışma olmamasıyla birlikte biyografilerine dair bilgilerin serdedildiği dolaylı bazı çalışmalar bulunmaktadır ve bu bilgilerin zikredildiği birinci bölümde yer yer bunlara referans verilmiştir. Ancak burada yapılmak istendiği gibi ravilerin birbiriyle kıyaslanarak aralarındaki birlik ya da ayrışma sebeplerinin tespit edilmeye çalışıldığı müstakil bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bununla beraber bu ravilerden gelen ihtilafları da tutarlı bir zeminde açıklamak gerekmektedir. Zira her ne kadar rivayet edilen eser aynı olsa da bazı yan etkiler sebebiyle çeşitli ihtilaflar doğabilecektir. İhtilafı doğuran sebeplerin tespiti de yine çalışmanın amaçları arasında yer almaktadır. 

Bunlara ilaveten bu çalışma, sebepleri belirlemenin ardından mevcut ihtilafları örnek meselelerle desteklenmek suretiyle konuyu açıklığa kavuşturma gayesindedir.