Bu makale, çağdaş seramik sanatında prekar denge kavramının kuramsal temellerini ve sanatsal görünümlerini disiplinlerarası bir perspektifle ele almaktadır. Yirmi birinci yüzyılın sosyo-politik ve varoluşsal belirsizliklerini yansıtan prekarite, seramik malzemenin kırılgan ve dönüşken doğasıyla kesişerek çok katmanlı bir ifade stratejisi üretir. Judith Butler'ın ontolojik kırılganlık kavrayışı ve yeni materyalist kuramların maddesel faillik tartışmaları temelinde; Zemer Peled, Arlene Shechet, Li Hongwei, Yeesookyung, Annabeth Rosen, Ozan Bebek ile birlikte William Cobbing ve Phoebe Cummings gibi sanatçılar incelenmektedir. Çalışma, biçimsel, ikonolojik ve malzeme odaklı analizleri bütünleştirir ve yazarın kendi pratiğini içeren bir pratik temelli araştırma boyutu da sunar. Bulgular, hassas dengenin yalnızca estetik bir tercih değil; toplumsal kırılganlıkları görünür kılan, izleyiciyle bedensel bir diyalog kuran ve maddenin failliğini özellikle pişmemiş kilin zaman temelli süreçlerinde öne çıkaran etik-politik bir tutum olduğunu ortaya koymaktadır.
This article examines the theoretical foundations and artistic manifestations of precarious balance in contemporary ceramic art from an interdisciplinary perspective. Precarity, reflecting the sociopolitical and existential uncertainties of the twenty-first century, converges with the inherent fragility and transformative properties of ceramic materials to form a multilayered expressive strategy. Drawing on Judith Butler's account of ontological vulnerability and new materialist theories of material agency, analyzes the works of Zemer Peled, Arlene Shechet, Li Hongwei, Yeesookyung, Annabeth Rosen, and Ozan Bebek, as well as William Cobbing and Phoebe Cummings. Methodologically, it integrates formal, iconological, and material-centered analyses. A practice-based component is also included, analyzing the author's own work. The findings suggest that precarious balance is not merely an aesthetic choice but also an ethical-political stance that renders social vulnerabilities visible, establishes a corporeal dialogue with the viewer, and foregrounds the agency of matter, including time-based processes in unfired clay practices.