GENÇ MÜTEFEKKİRLER DERGİSİ, cilt.5, sa.2, ss.273-290, 2024 (Hakemli Dergi)
Hz. Âdem ile başlayan insanlık; hayatın ne olduğunu, dünyaya nereden geldiğini, dünya hayatından sonra nereye gideceğini, dünyada bulunuş nedenini anlamlandırmada vahye muhtaç olmuş ve her türlü soru ve sorunlarını vahyin ışığında çözümlemeye çalışmıştır. İlk insan ve ilk peygamber ile başlayan vahyin son halkasını Kur’an-ı Kerim oluşturmuştur. Kur’an-ı Kerim, nüzulünden günümüze değin araştırma ve incelemeye tabi tutulmuş ilahi bir kitaptır. Zira Kur’an’da, dünya ve âhiret hayatının tamamı ana hatlarıyla ele alınmıştır. Hayat; detayları, soruları ve sorunları içermektedir. Bunlar gerçek manada ancak Kur’an ve Hz. Peygamberin rehberliğinde çözümlenebilir. Hz. Peygamberin ardından zaman içerisinde Kur’an-ı Kerim’i telaffuz ve anlam yönü ile ele alan ilimler oluşmuştur ki bu ilimlere Ulûmu’l-Kur’an denir. Bu ilmler arasında sayılan müşkilü’l-Kur’an ilmi ilk bakıldığında birbirine muhalif gibi görünen ayetleri konu etmektedir. Bu çalışmada sema ve yeryüzünün sebepsiz yaratılmadığını konu edinen ayetler ile dünya hayatının oyun ve oyalanmadan ibaret olduğunu bildiren ayetleri incelemeyi esas aldık. Netice itibariyle gördük ki, ilgili âyetler dünyanın ve dünya hayatının farklı yönlerini ele almakta ve meseleye kimin açısından bakıldığına ve bağlamına göre anlam kazanmakta olup birbirine zıtlık arz etmemektedirler.