Post-Fotoğraf Çağında Stereoskopik Fotoğrafın Anlam ve Önemi


Creative Commons License

Dumlupınar E.

4. ULUSLARARASI SANAT - TASARIM KONFERANSI, PERFORMANS VE SERGİSİ - IADCE 2024, İzmir, Türkiye, 2 - 03 Aralık 2024, ss.31-39, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.31-39
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Stereoskopik fotoğraf ya da bir diğer deyişle üç boyutlu fotoğraf, iki boyutlu düzlemde üç boyutlu derinlik algısı yaratan fotoğraflar elde etmeye yarayan özel bir fotoğraf tekniğidir. Bu teknikte, insanın iki gözle görme prensibine benzer biçimde, aynı sahnenin ortalama 6,5 cm aralıkla iki fotoğrafı çekilir. İlk bakışta birbirinin aynı gibi görünen bu fotoğrafların arasında paralaks kaynaklı küçük farklılıklar bulunmaktadır. Bu fotoğraflar, her birini yalnızca bir gözün göreceği şekilde izlemeye olanak tanıyan ekipmanlar (stereoskoplar, anaglif gözlükler, VR cihazlar vb.) ile izlendiğinde oldukça sıra dışı bir deneyime imkân tanırlar. İnsan beyni fotoğraflar arasındaki farklardan derinlik çıkarımı yapar ve görüntü, zihinde tek bir üç boyutlu görsel olarak canlanır. Stereopsis adı verilen bu etki, izleyici üzerinde son derece çarpıcı, hiper-realist bir derinlik algısı oluşmasına sebep olur. Stereoskopik fotoğraflar, keşfedildiği 1800’lerin ortalarında büyük yankı uyandırmış ve kartpostal endüstrisinin imkanlarıyla kısa sürede küresel bir kitle iletişim aracına dönüşmüştür. Popülerliğini 1900’lü yılların başına dek koruyan stereoskopik fotoğraflar, resimli gazeteler ve sinemanın yarattığı görsel etkinin gölgesinde kalmış ve zamanla unutulmaya yüz tutmuştur. Geride kalan süreçte kısa süreli popülerlik kazandığı dönemler olmakla birlikte, genel olarak yalnızca meraklıları tarafından sürdürülen bir fotoğrafik kategori olarak varlığını sürdürmüştür. Dijitalleşmenin etkisiyle köklü değişiklikler yaşayan görüntüleme endüstrisi, 2000’lerle birlikte 3 boyut kavramının yeniden gündem olmasını sağlamış, Avatar (2009) filminin gösterime girmesi ile küresel çapta bir 3D çılgınlığı yaşanmasına sebep olmuştur. Bu dönemde piyasaya çıkan 3D televizyonlar milyonlarca adet satmış fakat bu ilgi çeşitli sebeplerden kısa süreli olmuştur. Stereoskopik görüntüleme adına yaşanan son gelişme ise, günümüzde kullanımı giderek yaygınlaşmaya başlayan VR ve AR gözlükler gibi yeni nesil izleme aygıtları olmuştur. Yapıları gereği doğal birer stereoskop olan bu aygıtlar, stereoskopik fotoğraflar için ideal bir izleme ortamı sunmaktadır. Güncel gelişmeler, sahip oldukları potansiyel göz önüne alındığında, 3 boyut kavramını bir kez daha ve ayakları yere çok daha sağlam basar bir biçimde hayatımıza sokmaya ve tarihsel bir fenomen olarak algılanan stereoskopik fotoğrafı yeniden gündeme getirmeye adaydır.