Kusursuzluk Paradoksu: Reklamlarda Yapay Zekâ Karakterleri Kullanımı Bankacılık Sektöründe Tüketici Güvenini Nasıl Etkiler?


Alkara İ., Erdem Ö.

6. Uluslararası Bankacılık Kongresi, Çanakkale, Türkiye, 7 - 09 Mayıs 2026, sa.191, ss.185-186, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Çanakkale
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.185-186
  • Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, pazarlama iletişiminde ve reklam içeriklerinde gerçek insan ile yapay zeka (YZ) tarafından üretilen karakterlere yönelik, bankacılık sektöründeki tüketici algılarını, güven dinamiklerini ve risk değerlendirmelerini karşılaştırmalı olarak derinlemesine incelemek ve yapay kusursuzluğun ikna süreçlerindeki rolünü anlamlandırmaktır. Veri ve Yöntem: Araştırmada metodolojik çerçeve olarak keşfedici temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Maksimum çeşitlilik örneklemesiyle seçilen, farklı sosyo-demografik özelliklere sahip 24 katılımcı ile görsel uyarıcıya dayalı (orijinal insan ve YZ reklam filmleri) yarı yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde MAXQDA yazılımı kullanılarak, literatür temelli ve veriden doğan kodları birleştiren hibrit (karma) tematik analiz yöntemi uygulanmıştır. Bulgular: Analiz sonucunda dört ana tema ortaya çıkmıştır. Birincisi, YZ'nin pürüzsüzlüğünün şüphe yarattığı "Kusursuzluk Paradoksu"dur (f=12). Tüketiciler, insan doğasındaki hataları güven unsuru saymaktadır (f=8). İkincisi, donuk bakışların yarattığı "Tekinsiz Vadi" ve duygusal mesafe durumudur (f=14). Üçüncüsü, bankacılık ve sağlık gibi yüksek riskli sektörlerde YZ'nin reddedilerek gerçek insan muhatap aranmasıdır (f=19). Dördüncüsü, büyük markaların YZ kullanımının "maliyetten kaçınma" olarak algılanması (f=8), ancak düşük riskli moda ve teknoloji alanlarında pragmatik bir kabul görmesidir (f=10). Ayrıca, fiziksel tehlike içeren senaryolarda YZ'nin anksiyeteyi düşüren bir "güvenlik kalkanı" (f=2) işlevi gördüğü saptanmıştır. Sonuç: Tüketiciler, YZ'nin aşırı kusursuzluğunu samimiyetsizlik ve yapaylık olarak kodlarken, insan doğasına ait yaşanmışlığı şeffaflığın teminatı olarak görmektedir. YZ operasyonel bir araç olarak kabul edilse de, yüksek risk barındıran bankacılık gibi finansal sektörlerde tüketici güveni konusunda gerçek insanın yerini dolduramamaktadır. Bununla birlikte reklam içeriğindeki yüz ifadelerindeki samimiyet, mimikler vb. fiziksel unsurlar bakımından tüketiciler empati ve güven inşası noktasında gerçek insan içeriklerini daha samimi bulmaktadırlar. Literatüre Katkı: Kaynak Güvenilirliği Teorisi'ni YZ bağlamında ele alınan bu çalışmada literatüre "Kusursuzluk Paradoksu" kavramı kazandırılmıştır. Ayrıca, Tekinsiz Vadi etkisinin statik olmadığını "güvenlik kalkanı" outlier (aykırı) bulgusuyla kanıtlamış ve teknoloji kabulünü sektörel risk algısına göre kategorize ederek tüketici davranışı literatürüne özgün bir teorik boyut eklenmiştir. Politika Önerileri: Marka yöneticileri ve reklam verenler, hedef kitlenin demografik yapısına ve ürünün risk algısına uygun olarak "hibrit iletişim modelleri" kurgulamalıdır. Kredi tahsisi, sigorta veya medikal ürünler gibi yüksek riskli hizmetlerin tanıtıldığı reklam içeriklerinde empati kurabilen gerçek insan yüzleri kullanılmalı; YZ ise düşük riskli, estetik odaklı kampanyalarda destekleyici bir araç olarak konumlandırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Yapay Zeka, Tüketici Güveni, Kusursuzluk Paradoksu, Tüketici Davranışı, Reklamcılık