Sosyal Hizmet Perspektifinden “Sağır Olimpiyatları”
ULUSLARARASI KOCAELİ SPOR TARİHİ SEMPOZYUMU-VII, Kocaeli, Türkiye, 14 - 16 Kasım 2025, ss.477-487, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Kocaeli
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.477-487
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Sosyal
hizmetin temel ilkeleri arasında yer alan toplumsal katılım ve kapsayıcılık, Sağır
topluluklar gibi dezavantajlı grupların görünürlük mücadelesinde kritik bir
öneme sahiptir. Bu ilkelerin hayata geçirilmesinde spor en güçlü araçlardan
birisidir. Spor alanları fiziksel performansların ötesinde, kimliklerin ifade
bulduğu, toplulukların güçlendiği ve sosyal bariyerlerin sorgulandığı mekânlara
dönüşebilmektedir. Sağır toplulukların spor tarihi, toplumsal katılımın ve
kapsayıcılığın dönüştürücü etkilerinin en açık simgelerinden birisidir.
Sağır
Olimpiyatları
hareketi, Sağır sporcu grubunun işiten dünyada karşılaştıkları işitsel ve
iletişimsel engeller olmadan yarışabileceği, çevirmene ihtiyaçları olmadan
iletişim kurabilecekleri, ortak dil kullanan ve ortak kültürel öğelere sahip
insanların bir arada olduğu özel bir alandır. 1924’te Paris’te “Uluslararası
Sessiz Oyunlar” adıyla başlayan ve günümüzde yüz yıllık bir mirasa sahip olan bu
uluslararası çok sporlu organizasyon, Sağır sporcular için görünürlük,
toplumsal katılım ve kapsayıcılık açısından güçlü bir referans çerçevesi
sunmaktadır.
Bu bildiri sporun kapsayıcı ve dönüştürücü potansiyelini Sağır topluluklar özelinde, sosyal hizmet perspektifinden ve Sağır Olimpiyatları üzerinden ele almayı amaçlamakta ve Kocaeli örneğinde somutlaştırmaktadır. Yerel yönetimler için kapsayıcı politikalar geliştirmek ancak sporun yalnızca fiziksel gelişim değil, aynı zamanda sosyal katılım ve kültürel görünürlük aracı olduğunu kabul etmekle mümkündür. Kocaeli, Sağır Olimpiyatları’nda topluluğu temsil eden Sağır sporcularıyla, bu yaklaşımın sahada nasıl karşılık bulduğunu görünür kılmakta, yerel yönetimler düzeyinde geliştirilen destek mekanizmalarının önemine işaret etmektedir.