47. Ulusal Nöroloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 25 Kasım - 01 Aralık 2011, ss.99, (Özet Bildiri)
Giriş: Ses tremoru; fonasyonda bozukluğa yol açan, seste dalgalanmalar ile seyreden ve kişinin günlük yaşamını kısıtlayabilen bir hareket hastalığıdır. Çeşitli nörolojik hastalıklarla birlikte olabileceği gibi, tek başına da görülebilir ve bu durumda esansiyel ses tremoru olarak adlandırılır. Ses tremoru, diğer vücut bölgelerindeki tremorla beraber veya nadiren izole olarak ortaya çıkar. Bu yazıda, izole esansiyel ses tremoru tanısı konulan ve başlangıçta propranolol tedavisine iyi yanıt verdiği halde, izleminde yanıtın azaldığı ve thyroarythenoid kasına botulinum toksin A enjeksiyonu ile iyi yanıtın gözlendiği bir hasta; ses tremoru etyopatogenezinin tartışılması ve tedavi seceneklerinin gözden geçirilmesi amacıyla sunulmuştur. Olgu: Altmış yaşında kadın hasta, son bir yıl içerisinde gelişen, zaman zaman şiddetlenen, konuşurken ses tonunu ayarlamakta güçlük ve ses kısıklığı yakınmalarıyla başvurdu. Ailesinde benzer hastalık öyküsü bulunmayan hastanın, nörolojik muayenesinde ses tremoru dışında patolojik bulgu saptanmadı. Laboratuvar incelemeleri, beyin MRG’si normal olarak bulundu. Hastanın fleksible fiberoptik endoskopi incelemesinde; vokal kordlarda tremor izlendi, diğer larengeal yapılar normaldi. Hastamıza izole esansiyel ses tremoru tanısı konularak, 40 mg/gün dozunda oral propranolol başlandı ve şikayetlerinde iki ay süresince düzelme izlendi. Daha sonra doz artırımına rağmen yakınmasının artması üzerine, sağ thyroarythenoid kasına 10 iU, sol thyroarthenoid kasına 2.5 IU botilinium toksinı uygulandı ve şikayetleri tamamen düzelen hastaya 6 aylık intervallerle botulinum toksin tedavisi planlandı. Sadece konuşma bozukluğu ile başvuran hastalarda nadir görülen bir esansiyel tremor formu olan izole ses tremorunun akla gelmesi önemlidir. Her ne kadar oral tedavilere yanıtın yeterli olmadığı bildirilmişse de, başlangıç tedavisi olarak propranolol gibi tedaviler denenebilir ve yanıt yetersizse botulinum toksin uygulaması, talamatomi, talamik stimülasyon gibi cerrahi tedavi uygulamaları seçenek olarak düşünülebilir