Yaratıcı Drama Yönteminin Almanca Kelime Öğrenimine Etkisi


Creative Commons License

Ünal B., Çelikkaya Ş.

33. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Kongresi Ankara, Ankara, Türkiye, 13 - 16 Kasım 2025, cilt.1, ss.62, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.62
  • Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Yaratıcı Drama Yönteminin Almanca Kelime Öğrenimine Etkisi



Yazarlar: Bilge Ünal/Şerife Çelikkaya – Ankara, 2025



Bu çalışmada, yaratıcı drama yönteminin (YDY) yabancı dil olarak Almanca (DaF) öğretiminde öğrenenlerin konuşma becerileri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama süreçlerini içeren karma yöntem (Mixed-Methods) deseni kullanılmıştır. Nicel boyutta, deneysel araştırma modellerinden ön test–son test–kontrol gruplu desen uygulanmıştır. Nitel boyutta ise fenomenolojik araştırma deseni benimsenmiş, katılımcıların yaratıcı drama uygulamalarına ilişkin deneyimleri yarı yapılandırılmış görüşmeler, gözlem notları ve araştırmacı günlüğü aracılığıyla toplanmıştır.



Uygulama öncesinde gerekli izinler alınmış, pilot çalışmalar yapılarak testlerin geçerlik ve güvenirliği sağlanmıştır. Yaratıcı drama yöntemine uygun ders planları ve atölye etkinlikleri hazırlanmıştır. Deney grubunda “Begegnungen B1+” ders kitabının belirlenen dört ünitesi, yaratıcı drama teknikleriyle işlenmiştir. Her tema için uygun bir drama tekniği (örneğin doğaçlama, rol oynama, canlandırma) seçilmiş, ders ortamı da bu uygulamaya uygun biçimde düzenlenmiştir (örneğin dairesel oturma düzeni, etkileşimli oturumlar).Kontrol grubunda ise aynı konular yapılandırmacı ve işlevsel öğretim yaklaşımıyla, kitap yönergelerine uygun biçimde yürütülmüştür. Her iki grupta da ön test ve son testler uygulanmış, süreç sonunda sözlü sınavlar ses kaydıyla gerçekleştirilerek iki alan uzmanı tarafından değerlendirilmiştir.



Araştırma, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı’nda, 2022–2023 güz döneminde öğrenim gören 18 birinci sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Katılımcılar, deney (VG) ve kontrol (KG) gruplarına rastgele atanmış; deney grubunda yaratıcı drama temelli öğretim, kontrol grubunda ise yapılandırmacı ve eylem odaklı öğretim yöntemi uygulanmıştır. Uygulama süreci 14 hafta sürmüş, 10 hafta boyunca haftada 3 ders saatinden oluşan toplam 30 saatlik oturumlar gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, yaratıcı drama uygulamalarının öğrencilerin kelime dağarcığını geliştirmedeki rolü nicel ve nitel verilerle değerlendirilmiştir. Katılımcıların yaşları 18–26 arasında değişmekte olup, her iki grupta da kadın ve erkek katılımcılar yer almıştır.



Veri toplama araçları arasında, konuşma becerisi değerlendirme formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu, kelime bilgisi testi, katılımcı profili anketi ve araştırmacı günlüğü yer almıştır. Nicel veriler t-testi ve normallik analizleri (Kolmogorov-Smirnov, Shapiro-Wilk) ile değerlendirilmiştir.



Araştırmanın başlangıcında, her iki gruba da Almanca kelime bilgisine ilişkin ön test uygulanmıştır. Deney grubunda yaratıcı drama yöntemiyle planlanmış ders etkinlikleri yürütülürken, kontrol grubunda geleneksel yöntemlerle öğretim yapılmıştır. Uygulama süreci tamamlandıktan sonra her iki gruba da aynı içerikte son test uygulanmıştır. Elde edilen veriler nicel olarak bağımlı gruplar t-testi ve bağımsız gruplar t-testiyle analiz edilmiştir.



Ön test sonuçlarına göre, her iki grubun kelime bilgisi düzeylerinin birbirine yakın olduğu görülmüştür (p>0,05). Bu durum, grupların başlangıçta denk olduklarını göstermektedir. Uygulama sonrasında yapılan son test sonuçlarına göre ise deney grubunun ortalama puanlarında anlamlı bir artış saptanmıştır (x̄=95,14), kontrol grubunun ortalaması ise (x̄=86,57) olarak bulunmuştur. Deney grubunun kontrol grubuna kıyasla 8,57 puanlık bir artış göstermesi, yaratıcı drama yönteminin kelime öğrenimine pozitif yönde etkisi olduğunu ortaya koymuştur (t(16)=-2,84, p<.05).



Nitel veriler, araştırmanın bulgularını destekler niteliktedir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler, katılımcı gözlemleri ve araştırmacı notları aracılığıyla elde edilen veriler, öğrencilerin derse katılım motivasyonunun belirgin şekilde arttığını, kelimeleri bağlam içinde daha kalıcı biçimde öğrendiklerini ve öğrenme sürecini eğlenceli bulduklarını göstermektedir. Katılımcılar, yaratıcı drama etkinliklerinin dilin sadece bilişsel değil, aynı zamanda duyuşsal yönünü de desteklediğini; jest, mimik ve bedensel ifadelerin kelimeyi anlamlandırma sürecinde önemli rol oynadığını vurgulamışlardır.



Araştırma sürecinde katılımcıların dil geçmişleri de analiz edilmiştir. On sekiz katılımcıdan beşi daha önce Almanya’da yaşamış veya eğitim almış, on üçü ise Almanya dışındaki eğitim kurumlarında öğrenim görmüştür. Yurt dışı deneyimine sahip olan katılımcıların çoğu akıcı bir Almanca telaffuza sahip olsalar da, gramer bilgisi ve sözcük üretimi açısından eksiklikler gözlenmiştir. Bu durum, yaratıcı drama temelli öğretimin yalnızca sesletim değil, dilbilgisel farkındalık ve kelime kullanımı açısından da önemli kazanımlar sağladığını desteklemektedir.



Uygulama süresince yaratıcı drama oturumları, öğrencilerin aktif katılımını sağlayacak biçimde yapılandırılmıştır. Her oturumda belirli bir tema etrafında doğaçlama, rol oynama, canlandırma ve grup çalışmaları yapılmıştır. Özellikle kelimelerin bağlam içinde kullanıldığı sahneler, öğrencilerin kelimeleri duygusal ve bedensel hafıza aracılığıyla öğrenmelerine katkı sağlamıştır. Bu sayede öğrenciler, ezbere dayalı öğrenme yerine deneyim temelli öğrenme yaklaşımıyla kelimeyi anlamla ilişkilendirmiştir.



Nitel gözlemler, deney grubundaki öğrencilerin derse karşı daha yüksek düzeyde motivasyon geliştirdiğini, özgüvenlerinin arttığını ve iletişim becerilerinde belirgin ilerleme kaydettiklerini ortaya koymuştur. Kontrol grubunda ise katılımın daha pasif kaldığı, kelime öğreniminin daha kısa süreli olduğu gözlenmiştir.



Genel olarak değerlendirildiğinde, araştırma sonuçları yaratıcı drama yönteminin yabancı dil olarak Almanca öğretiminde etkili bir öğretim yaklaşımı olduğunu göstermektedir. Bu yöntem, öğrencilerin kelime öğrenme sürecine aktif olarak katılmalarını sağlamış, öğrenilen kelimelerin kalıcılığını artırmış ve iletişimsel becerilere olumlu katkı sunmuştur. Yaratıcı drama, özellikle yabancı dil eğitiminde bilişsel öğrenmeyi duyuşsal ve sosyal etkileşimle bütünleştirerek çok boyutlu bir öğrenme ortamı sunmaktadır.



Elde edilen bulgular, yaratıcı drama yönteminin öğrencilerin konuşma akıcılığı, telaffuz, sözcük kullanımı ve dilbilgisel doğruluk düzeylerinde anlamlı bir gelişme sağladığını göstermiştir. Deney grubundaki öğrenciler, dilsel yeterliklerinin yanı sıra öz güven, motivasyon ve etkileşimsel farkındalık açısından da olumlu geliş

Sonuç olarak, yaratıcı drama yöntemi Almanca kelime öğretiminde hem bilişsel hem de duygusal öğrenmeyi destekleyen etkili bir pedagojik araçtır. Yöntem, öğrencilerin dili bir iletişim aracı olarak kullanma cesaretini artırmış, hatırlama süresini uzatmış ve öğrenmeyi kalıcı hâle getirmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, yabancı dil öğretiminde yaratıcı drama temelli uygulamaların ders programlarına entegre edilmesi gerektiğini göstermektedir.

“Süreç mi sonuç mu?” sorusuna yönelik kesinlikle süreç hem araştırmacı hem de Öğrenci açısından bakıldığında Süreç ağır basmaktadır. Sonuç her ne kadar iyi ve ya kötü olsa da, süreç bu deneyde katılımcılara ölçülemez değerler ve yüksek enerjide kaliteli geçirilmiş bir zamanı yansıtmaktadır.



Anahtar Kelimeler: Yaratıcı drama, Almanca öğretimi, kelime öğrenimi, deneysel çalışma, yabancı dil eğitimi