The development of financial systems and economic freedom are among the key policy priorities for sustainable growth and institutional transformation in developing countries. However, the causal relationship between these two concepts has not been sufficiently explored empirically, particularly in countries undergoing rapid structural transformation. This study examines the relationship between financial development and economic freedom in nine newly industrialized countries (Brazil, China, India, Mexico, Malaysia, the Philippines, South Africa, Thailand, and Türkiye) over the period 2000-2021. Fixed Effects (FE) and Random Effects (RE) models have been employed to assess the impact of financial development on economic freedom. Additionally, Pesaran and Yamagata (2008) homogeneity test and IPS unit root test have been applied. Government expenditures, inflation, and GDP per capita have been used as control variables. In the empirical analyses, heteroskedasticity-robust standard errors have been used, and it has been observed that government expenditures and GDP per capita are not statistically significant in some model specifications. This finding necessitates a cautious and context-specific interpretation of these variables. While inflation consistently shows a negative effect on economic freedom, financial development generally yields significant and positive results. The findings indicate that inflation consistently imposes restrictive effects on economic freedom, whereas financial development tends to exhibit a generally significant and positive relationship. However, the effects of government expenditures and GDP per capita have not been found to be robustly significant across all models, underscoring the need for careful and context-aware interpretation. The study suggests that governments in sample countries should carefully manage public expenditures without undermining market mechanisms and continue fostering private sector freedom. This research contributes to the understanding of the financial development-economic freedom nexus, especially in newly industrialized countries, and offers valuable insights for policymakers.
Finansal sistemlerin gelişimi ve ekonomik özgürlük, sürdürülebilir büyüme ve kurumsal dönüşüm açısından gelişmekte olan ülkelerde temel politika öncelikleri arasında yer almaktadır. Ancak bu iki kavram arasındaki ilişki özellikle hızlı yapısal dönüşüm yaşayan ülkelerde ampirik olarak yeterince ortaya konulmamıştır. Bu çalışma, yeni sanayileşmiş dokuz ülkede (Brezilya, Çin, Hindistan, Meksika, Malezya, Filipinler, Güney Afrika, Tayland ve Türkiye) 2000-2021 dönemi için finansal kalkınma ile ekonomik özgürlük arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Finansal kalkınmanın ekonomik özgürlük üzerindeki etkilerinin tespiti amacıyla Sabit Etkiler (FE) ve Rassal Etkiler (RE) modelleri kullanılmıştır. Ayrıca, Pesaran ve Yamagata (2008) homojenlik testi ve IPS birim kök testi uygulanmıştır. Çalışmada kontrol değişkenleri olarak devlet harcamaları, enflasyon ve kişi başına GSYİH kullanılmıştır. Ampirik analizlerde heteroskedastisiteye karşı dirençli (robust) standart hatalar kullanılmış ve özellikle kamu harcamaları ile kişi başına GSYİH değişkenlerinin bazı model spesifikasyonlarında istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Bu durum, ilgili değişkenlere ilişkin yorumların bağlama özgü ve dikkatli yapılmasını gerektirmektedir. Enflasyonun ekonomik özgürlük üzerinde tutarlı bir negatif etkisi bulunurken, finansal kalkınma değişkeni genelde anlamlı ve pozitif yönlü sonuçlar vermiştir. Bulgular, enflasyonun ekonomik özgürlük üzerinde tutarlı bir şekilde kısıtlayıcı etkiler sunduğunu, finansal gelişmişliğin ise genelde anlamlı ve pozitif bir ilişki ortaya koyduğunu göstermektedir. Kamu harcamaları ve kişi başına GSYİH değişkenlerine ilişkin etkiler ise tüm modellerde tutarlı ve anlamlı bulunmamış, bu nedenle yorumların bağlamsal olarak dikkatli yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Örneklem ülkelerindeki hükümetlerin, özel sektörü destekleyen politikalar ile piyasa mekanizmalarını bozmadan kamu harcamalarını yönetmeleri gerektiği ifade edilebilir. Bu çalışma, özellikle yeni sanayileşen ülkeler için finansal kalkınma ve ekonomik özgürlük arasındaki ilişkiyi aydınlatmakta ve politika yapıcılar için önemli çıkarımlar sunmaktadır.