Hanefî Mezhebinde Kurucu Fakîhlerin Hac Konularındaki İhtilâflarının Değerlendirilmesi
Kur'ân ve Sünnet Araştırmaları Dergisi, cilt.3, sa.2, ss.109-141, 2023 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 3 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2023
- Dergi Adı: Kur'ân ve Sünnet Araştırmaları Dergisi
- Sayfa Sayıları: ss.109-141
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Hadis rivâyetlerinin yaygınlaşması ve buna bağlı olarak mevzu
haberlerin artmaya başlaması, fıkhî meselelerde ihtilâfın artarak fıkıh
alanının genişlemesiyle, bütün bunların değerlendirilmesine ihtiyaç
duyulmuştur. Hicrî ikinci asra kadar dağınık bir halde olan bu ictihâdların
gelişimi ve olgunluk seviyesine gelmesiyle mezheplerin kurumsal teşekkülü
oluşmuştur. İslam’ın geniş bir coğrafyaya yayılmasıyla ortaya çıkan yeni
sorunlar ve gittikçe artan ihtilâflara hadis ve re’y ekolünün farklı bakış
açılarıyla yeni çözümler getirilmiştir. Fıkhın tedvin edilmesiyle istinbât
usûlleri gelişerek buna dair eserler kaleme alınmaya başlanmıştır. Belli bir
metodoloji dahilinde şer‘î deliller dikkate alınarak fıkhî meselelerde yapılan
ictihâdlarda ortak noktalar olmakla beraber, fukahâ birçok hususta ihtilâf etmiştir.
Farklı değerlendirmeler sonucu ortaya çıkın hükümler, bir ictihâd zenginliği
oluşmuştur. Aynı usûlü takip etmeleri ve buna bağlı olarak birçok konuda
konsensüs halinde oldukları için belli bir mezhebe intisap edilseler de bu
fakîhlerin bazı hususlarda farklı düşündükleri görülmüştür. Aynı veya farklı
kaynak ve delilleri kullanmalarında hareketle değerlendirmeler çeşitlenmiş ve
buna bağlı olarak hüküm değişmiştir. Bunda birçok faktör etki etmekle beraber
yorum farkı, zaman ve ihtiyaçların değişimi, sosyolojik ve kültürel
farklılıklar, meselelerin değerlendirmesinde ve çözümünde etkisi önemli
olmuştur. Re’y ekolünün öncüsü kabul edilen Hanefî mezhebindeki ictihâd
zenginliği, diğer mezheplere nispetle çok daha fazla olduğu görülmektedir.
Mezhebin kurumsal kimliğine girdiği ilk zamanından beri ekolün öncüsü ve
talebelerinin birçok konuda farklı düşünceye sahip olduğu müşahede edilmiştir. Mezhebin
kurucusu kabul edilen Ebû Hanîfe ve en önemli iki talebesi Ebû Yûsuf ile İmam
Muhammed’in aynı mevzudaki ihtilâfları nakledilmiş ve sonraki süreçte fıkhın
gelişimine ve tekâmülüne etki etmiştir. Mezhebin kurucu fakîhleri olan bu üç
şahsiyet, aynı usulle konuya yaklaşmakla beraber, değerlendirmelerinin farklı
olduğu gözlemlenmiştir. Her fakîhin belli bir yöntemle yaptığı değerlendirmeler
sonucu verdiği hükmün farklılaşmasına etki etmiştir. Mezhebin imamı olan Ebû
Hanîfe’nin yaptığı ictihâdlara bazen Ebû Yûsuf ve/veya İmam Muhammed ve kim
zaman her ikisi de muhalefet etmiştir. Aynı zamanda Ebû Hanîfe’nin cumhûr-u
fukahâdan farklı olan bireysel fetvâlarının da olduğu nakledilmiştir. Kimi
zaman aynı meselede iki görüşü nakledilmiş, bazen de ilk görüşünden rücu ederek
talebeleriyle de paralel olan ikinci bir görüş ortaya koymuştur. Mezhebin bu üç
kurucu fakîhi başta olmak üzere mezhep içi ihtilâflar, İslam hukuk
literatürünün ve geniş bir ictihâd zenginliğine katkı sağlamıştır. Çalışmamızda,
Ebû Hanîfe başta olmak üzere öğrencileri Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’in hac
konularıyla ilgili görüşleri zikredilecektir. Sadece ihtilâf ettikleri konular sıralanacak
ve ictihâdlarına dayanak olan delillere dair değerlendirmeler yapılacaktır. Ebû
Hanîfe başta olmak üzere bu üç kurucu imamdan nakledilen başka görüşlerin
olması halinde belirtilecektir. Mezhepte kabul edilen genel görüş ve fetvâya
esas olan ictihâd(lar), kaynaklarda geçen bilgi dikkate alınarak belirtilecektir.