Hadis Şerh Geleneğinde Telkîn Rivayetinin Yorum Zemini


Creative Commons License

Aydın A.

Bingöl Üniversitesi İlahiyat FakültesiDergisi, cilt.0, sa.27, ss.520-545, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu çalışma, İslam geleneğinde "telkîn" olarak bilinen ve temelini "Ölülerinize (mevtâ) Lâ ilâhe illallâh’ı telkîn ediniz" hadisinden alan rivayetin, hadis şerh literatüründe hangi ilmî ve metodolojik zeminlerde yorumlandığını incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, telkîn uygulamasının fıkhî meşruiyeti tartışmalarından ziyade, şârihlerin bu hadisi açıklarken benimsedikleri yaklaşımları ve bu yaklaşımların arka planını oluşturan unsurları tespit etmektir. Bu nedenle mezhepler arasındaki fıkhî ihtilaflara teferruatlı temas edilmemiş, mezheplerin telkin uygulamasına dair ana kabulleri özetle verilmiştir. Hadisin sıhhat tartışmaları da çalışmanın temel konusu olmadığı için rivayetin hadis literatüründeki yeri kısaca ele alınmıştır. Hadis, Sahîh-i Buhârî’de yer almamakla birlikte Kütüb-i Sitte’nin diğer kaynaklarında nakledilmiş ve özellikle Buhârî şârihleri tarafından da değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, telkîn hadisinin şerhlerde lügavî, hadisler eksenli, kelâmî ve fıkhî yaklaşımlar olmak üzere dört ana eksende ele alındığı saptanmıştır. Lügavî yorumlarda, metindeki "mevtâ" kelimesi üzerinde durulmuş; bu ifadenin hakiki anlamda "ölüleri" değil, mecâz-ı mürsel veya mecâz-ı müşârefe yoluyla "ölmek üzere olanları" yani muhtazarı ifade ettiği savunulmuştur. Hadisler bütünlüğü yaklaşımında, rivayet "Kimin son sözü Lâ ilâhe illallâh olursa cennete girer" hadisi başta olmak üzere farklı hadislerle ilişkilendirilerek telkînin temel amacının “güzel bir son” olduğu vurgulanmıştır. Kelâmî perspektifte, özellikle Sahîh-i Buhârî şârihleri, konuyu iman-amel ilişkisi, büyük günah ve sekerât anındaki zikir-iman ayrımı bağlamında değerlendirmiş; Haricî ve Mürcie gibi fırkaların görüşlerine reddiyeler sunmuşlardır. Fıkhî zeminde ise telkînin uygulama adabı, muhtazarın kıbleye çevrilmesi ve defin sonrası telkîn tartışılmıştır. Sonuç olarak çalışma, telkîn hadisinin şerh geleneğinde tek boyutlu değil, çok katmanlı bir yorum zeminine dayandığını göstermekte; hadis yorumunda şârihin ilmî kişiliği, mezhebî aidiyeti ve metodolojik tercihlerinin belirleyici rolünü ortaya koymaktadır.