Küresel Sağ Popülizm ve İklim Siyaseti: Dört Tipolojide İklim Popülizmi


Creative Commons License

Altınörs G.

Marmara Siyasal Bilimler Kongresi 2025 - Etkileşim, Eleştiri ve Yenilik, İstanbul, Türkiye, 27 - 28 Kasım 2025, ss.38, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.38
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma, sağ popülist liderlerin iklim değişikliğiyle ilişkilenme biçimlerini karşılaştırmalı bir perspektifle analiz etmektedir. Literatürde sağ popülizmin çevre ve iklim politikalarına yaklaşımı çoğunlukla inkârcılık ve kalkınmacı retorik etrafında ele alınmıştır. Ancak bu çalışma, sağ popülist aktörlerin iklim siyasetiyle kurdukları ilişkinin daha karmaşık, stratejik ve bağlamsal olduğunu savunur. Sağ popülizmin söylemsel repertuarı yalnızca bilim karşıtı inkârcılık üretmekle kalmaz; aynı zamanda çevresel meseleleri milliyetçi bir zeminde yeniden çerçeveleyen, elit karşıtı söylemlerle iklim krizini araçsallaştıran ve kalkınmacı söylemi yeşil fırsatçılıkla birleştiren stratejilere de olanak tanır. Bu çerçevede çalışma, iklim popülizmini dört ideal tipe ayıran dinamik bir tipoloji önermektedir: inkârcı, küçümseyici, fırsatçı ve milliyetçi-yeşil. Tipoloji, farklı ülkelerdeki sağ popülist liderlerin söylem ve politikalarındaki ortaklıkları ve ayrışmaları analiz etmeye imkân verir. 20’den fazla sağ popülist liderin söylem ve iklim politikalarına dair kapsamlı bir tarama yapan analiz, tipolojinin küresel ölçekteki çeşitliliği açıklamada ve sağ popülizmin iklim siyaseti üzerindeki etkisini anlamlandırmada güçlü bir araç sunduğunu gösterir. Kavramsal çerçeve, Brulle (2014) ve Lockwood (2018) tarafından geliştirilen karşılaştırmalı analizlere dayanmaktadır. Brulle, iklim inkârcılığının ideolojik değil kurumsal ve ekonomik çıkarlarla şekillendiğini vurgularken; Lockwood, sağ popülizmin çevre politikalarına yaklaşımını elit karşıtlığı ve ulusal egemenlik vurgusu üzerinden çözümler. Bu iki yaklaşım, çalışmanın sunduğu tipolojinin teorik temelini güçlendirmektedir.