Geç Antikçağın Meşhur Arap Şehri El-Hîre’nin Siyasî, İdarî ve Askerî Yapısı


BAKIR A.

Arkeoloji ve Sanat, cilt.0, sa.181, ss.205-218, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 0 Sayı: 181
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Arkeoloji ve Sanat
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.205-218
  • Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İslam öncesi dönemde 364 yıl boyunca Âl-i Nasr, Âl-i Lahm (Lahm oğulları) ve Menâzire adıyla anılan Arap krallığının başkentliğini yapan Hîre şehri, tarih sahnesinden çekilene kadar Arap tarihinin önemli bir yerleşim merkezi vasfını korumaya devam etmiştir. Bu şehirde uzun zaman uygulanan siyasî, idarî ve askerî faaliyetler daha sonra İslam’ın erken döneminde Hz. Ömer tarafından kurulan Basra ve Kûfe şehirlerindeki siyasî, idarî ve askerî faaliyet ve uygulamaları derinden etkilemiştir. Başka bir deyişle anılan İslam şehirlerinde görev yapan yönetici tabakasına mensup görevliler, Hîre şehrinin uygar özelliklerinden oldukça yararlanmışlardır. Öte yandan Hîre şehrinde kurulan Menâzire Arap krallığı, aşağı yukarı 400 yıl ayakta kalan Sâsânî devletine yarı bağımlı bir siyasî organizasyon olarak Irak’ı ve bu ülkeyi yurt edinen Arap kabilelerini başarılı bir şekilde yönetmişlerdir. Burada Hîre şehrinin ve etrafındaki Arap kabilelerinin asayiş ve güvenliğini üstlenen askerî mekanizmanın da İran’daki Sâsânî ordu sisteminden yararlanarak mükemmel bir şekilde organize edildiğini ifade etmek isteriz. Son bir tespit yapmak gerekirse; yukarıda ifade etmeye çalıştığımız özelliklerin, Hîre Arap krallığının uzun süre ayakta kalmasına yardımcı olduğunu söylemek mümkündür.
The city of Hîre, which served as the capital of the Arab kingdom known as Âl-i Nasr, Âl-i Lahm (Sons of Lahm), and Menâzire for 364 years during the pre-Islamic period, continued to maintain its status as an important settlement center in Arab history until it faded from the historical stage. The political, administrative, and military activities carried out in this city for a long time deeply influenced the political, administrative, and military activities and practices in the cities of Basra and Kufa, which were founded by Caliph Umar in the early period of Islam. In other words, officials belonging to the ruling class who served in the aforementioned Islamic cities benefited greatly from the civilized characteristics of the city of Hîre. On the other hand, the Arab kingdom of Manazir, established in the city of Hira, successfully governed Iraq and the Arab tribes that settled in this country as a semi- dependent political organization of the Sasanian state, which remained in power for approximately 400 years. We would like to note here that the military mechanism responsible for the security and safety of the city of Hîre and the surrounding Arab tribes was also perfectly organized by drawing on the Sasanian army system in Iran. To make a final observation, it is possible to say that the character- istics we have tried to express above contributed to the long survival of the Arab kingdom of Hîre.