Gülistân, Sadî-i Şîrâzî (ö. 1292) tarafından Salgurlu hânedanından Ebû Bekir b. Sad b. Zengî adına 1258’de kaleme alınmıştır. Eser, münâcât, nat ve sebeb-i telifini anlatan bir mukaddime ile başlar. Akabinde padişahların hâl ve hareketlerini, dervişlerin ahlâkını, kanaatin faziletini, susmanın faydalarını, aşk ve gençliği, güçsüzlük ve ihtiyarlığı, terbiyenin etkisini ve sohbet âdâbını konu alan sekiz bölüm yer alır. Günlük hayatta karşılaşılan olaylar dikkate alınarak bunlardan ahlâkî ve edebî sonuçlar çıkarılabilen hikâyeler, nükteler ve beyitlerle süslenen eserin 14. yüzyıldan günümüze değin pek çok dile tercümesi yapılmıştır. Osmanlı medreselerinde Farsça öğretiminde ders kitabı olarak okutulacak kadar rağbet gören Gülistân’ın Türkçeye pek çok tercüme ve şerhleri yapılmıştır. Ayrıca eserin kelime kadrosunu ihtiva eden eser sözlüğü niteliğinde sözlükleri de hazırlanmıştır. Gülistân’ın Türkçe tercümelerinden biri de Sultan I. Ahmed adına Hocazâde Esad Efendi tarafından Gül-i Handân adıyla yapılan tercümedir. Gülistân’ın aslına uygun olarak manzum bölümleri nazmen, mensur bölümleri nesir formunda tercüme eden Esad Efendi, Gül-i Handân’ın sayfa kenarlarına Gülistân’da geçen Arapça-Farsça bazı kelimelerin anlamlarını not ederek küçük bir Gülistân sözlüğü oluşturmuştur. Çalışmada Esad Efendi’nin hayatı ve Gül-i Handân adlı tercüme eseri hakkında bilgi verilmiş, sayfa kenarlarında yer alan söz konusu sözlük eser sözlüğü bağlamında incelenerek çeviri yazılı metni araştırmacıların dikkatine sunulmuştur.
Gülistân was written by Sadî-i Şîrâzî (d. 1292) on behalf of Abu Bakr b. Sad b. Zengî from the Salgurlu dynasty in 1258. The work begins with an introduction describing the munajat, naat and the reason why it is written. Afterwards, there are eight chapters on the behaviors and attitudes of the sultans, the morality of the dervishes, the virtue of modesty, the benefits of silence, love and youth, weakness and old age, the effects of education and the manners of conversation. The work, which is decorated with stories, jokes and couplets, from which moral and literary conclusions can be drawn, taking into account the events encountered in daily life, has been translated into many languages from the 14th century to the present day. Many translations and commentaries of Gülistân into Turkish were made, which was so popular that it was used as a textbook in Persian teaching in Ottoman madrasahs. In addition, dictionaries in the form of a work dictionary containing the vocabulary of the work have also been prepared. One of the Turkish translations of Gülistân is the translation made by Hocazâde Esad Efendi on behalf of Sultan Ahmed I under the name Gül-i Handân. Esad Efendi, who translated the verse sections in verse form and the prose sections in prose form in accordance with the original of Gülistân, created a small Gülistân dictionary by noting the meanings of some Arabic-Persian words in Gülistân on the margins of the pages of Gül-i Handân. In the study, information was given about Esad Efendiʹs life and his translation work named Gül-i Handân, and the translated text was presented to the attention of researchers by examining the dictionary in question in the context of the work dictionary.