Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.10, sa.2, ss.95-107, 2025 (Hakemli Dergi)
Çalışmada, Hanefî mezhebinin kurucu fakîhleri olan İmâm Ebû Hanîfe, İmâm
Ebû Yûsuf ve İmâm Muhammed arasında, İslâm hukukunun muâmelât alanında önemli
bir yere sahip bulunan icâre akdiyle ilgili ortaya çıkan ihtilâflar ve bu
ihtilâfların dayandığı deliller detaylı bir şekilde incelenmiştir. Araştırmada
ilk olarak İslâm hukuk geleneğinde ihtilâf kavramı ve tarihî gelişimi
zikredilmiş; ihtilâfın sebepleri, doğurduğu sonuçlar ve fıkhî alandaki önemi
ifade edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra Hanefî fakîhleri arasında icâre akdi
bağlamında vuku bulan görüş ayrılıkları tespit edilerek fürû ve usûl açısında
değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan çalışma neticesinde kurucu imâmlar
arasında icâre akdine dair meselelerde ortaya çıkan görüş farklılıklarının bazı
durumlarda müşterek kanaate, bazılarında ise karşılıklı muhalefete dönüştüğü
tespit edilmiştir. İmâm Ebû Hanîfe’nin bazı meselelerde talebeleri olan İmâm
Ebû Yûsuf ve İmâm Muhammed ile aynı kanaatte olduğu; birçok konuda ise
talebelerinin ittifak ederek hocalarından ayrıldıkları veya kimi meselelerde üç
imâmın birbirinden bağımsız görüşler beyan ettiği görülmüştür. Bu ihtilâfların,
Hanefî mezhebindeki görüş zenginliğinin yanı sıra fikrî olduğunu
göstermektedir. Ayrıca ihtilâfların, çoğunlukla dayandığı delillerin zannî
olması, hadislerin sıhhat derecelerine ilişkin değerlendirmeler, bu delillerle
ilgili farklı tercihler, dönemin piyasa şartları, maslahatın farklı
yorumlanması ve bunlara bağlı olarak ictihâdî usûl farklılıkları gibi çeşitli
sebeplerden kaynaklandığı belirlenmiştir. İmâmeyn’in kadılık görevleri nedeniyle
uygulama pratiğine sahip olmaları da bu ihtilâfların oluşmasına zemin
hazırlamıştır. Bu ilmî ihtilâflar, Hanefî fıkhının dinamik, zengin ve eleştirel
yapısını ortaya koymakla kalmayıp aynı zamanda fıkhî düşüncenin gelişiminde
eleştirel ve çoğulcu bir yöntem anlayışının tesis edildiğini göstermektedir.
Our study thoroughly examines the
scholarly disagreements among the founding jurists of the Hanafi school -Imām
Abu Hanifa, Imām Abu Yusuf and Imām
Muhammad- regarding the lease contract (ijārah), a significant topic within
Islamic transactional law. The first chapter defines the concept of
disagreement (ikhtilāf) in the Islamic legal tradition, outlining its
historical development, causes, consequences, and legal importance, thus
establishing a theoretical foundation. The second chapter systematically
analyzes the differing opinions among Hanafi jurists on the lease contract,
offering jurisprudential and methodological evaluations of these differences.
The findings reveal that differences among the founding imāms
concerning lease-related issues sometimes led to consensus, while in other
cases, they rasulted in mutual opposition. Imām
Abu Hanifa agreed with his students, Imām
Abu Yusuf and Imām Muhammad, on certain matters;
however, often the students united in views diverging from their teacher, or
each imām expressed independent opinions.
This demonstrates the encouragement of scholarly consultation and openness to
independent reasoning (ijtihād) within the Hanafi school. Furthermore, most
disagreements were based on speculative (zannī) rather than definitive (qaṭʿī)
evidence. The causes of these differences include social conditions,
preferences in evidentiary sources, varying interpretations of legal interests
(maṣlaḥah), differing assessments of hadith authenticity, and methodological
diversity in ijtihād. The imāms’ judicial
experience also contributed to these differing views. Overall, these scholarly
disagreements not only reveal the dynamic and rich nature of Hanafi
jurisprudence but also illustrate the establishment of a critical and
pluralistic methodological approach in Islamic legal thought.