Honaz Dağı'nın periglasyal jeomorfolojisi (Denizli)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, COĞRAFYA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SONER SERİN
Danışman: LEVENT UNCU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışma kapsamında, Ege Bölgesi'nin en yüksek kütlesi olan Honaz Dağı'nın zirveler kesiminde, periglasyal süreçler ve şekillerin incelenmesi amaçlanmıştır. Buzulların gelişemediği fakat soğuk iklim şartları ve permafrostun etkili olduğu alanlarda, periglasyal süreçler ve bu süreçler sonucunda oluşan periglasyal şekiller meydana gelmektedir. Honaz Dağı 2571 m yükseltisi ile Geç Pleistosen'de (126-11.7 binyıl) kalıcı kar sınırının ortalama 200 m altında kalmıştır. Bundan dolayı, Honaz Dağı buzullaşmaya uğramamıştır. Bununla birlikte, saha buzul çevresi bölgelerde gözlenen periglasyal süreçlerden şiddetli biçimde etkilenmiştir. Halen aktif olarak yaşanan periglasyal süreçler, sahanın zirveler bölümünü büyük oranda şekillendirmiştir. Çalışma kapsamında, Honaz Dağı'nın zirveler bölümü ilk defa detaylı şekilde araştırılıp, periglasyal şekillerin oluşum mekanizmaları ve sınıflandırılması yapılarak haritalanmıştır. Kütle üzerinde periglasyal bölge sınırları içerisinde çemberler, taş kümeleri, girlandlar, şeritli topraklar, konjelifraksiyon yamaçları ile konjeliturbasyon depolarının varlığı ortaya çıkarılarak, periglasyal şekillerin gelişimi morfometrik yöntemler ile açıklanmıştır. Periglasyal şekiller üzerinde iklim faktörünün etkisini belirtebilmek için, sahanın iklim eğilimleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Mann-Kendall Testi, Mann-Kendall Sıra İlişki Katsayısı ve Sen Eğilim Testi analizleri yapılarak geçmişten günümüze iklimsel süreçlerin değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Yıllık donma-çözülme olayları, fiziksel ufalanma, kar örtüsü ve eğim faktörleri şekillerin oluşmasında en önemli etmenlerdir. Kütle üzerinde oluşan şekillerden, çemberler, taş kümeleri, şeritli topraklar ve konjelifraksiyon yamaçları güncel iklim şartları altında gelişimlerine devam etmektedir. Konjeliturbasyon depoları ise geçmiş iklim koşulları altında oluşmuş ve günümüzde hareketsiz durumdadır.