Alman tanklarının zırhlı birlikler ekolünü başlatması ve harp doktrininde değiştirdiği muharebe şekli (1939-1945)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, LİSANSÜSTÜ EĞİTİM ENSTİTÜSÜ, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP ERBAŞ

Danışman: SELMA GÖKTÜRK ÇETİNKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışmasında 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan tankın süreç içerisindeki gelişimi ve muharebe organizasyonunda getirdiği yenilikler incelenmiş olup, İkinci Dünya Savaşı dönemi sınırları içerisinde ele alınmıştır. 1903 yılında zırhlı karacı modellenmesi ile başlayan süreç, Birinci Dünya Savaşı döneminde tahmin edilenden daha uzun süren muharebelerin sonuçlanması için üretim programına alınmasıyla sonuçlanmıştır. Resmi olarak ilk kez İngiltere tarafından üretilen Mark serisi hafif tanklar, teknik olarak zırhlı ekolü yansıtamasa da savaş sonrasında Kara Kuvvetlerinde yeni bir muharip sınıfın yer alacağı kanıtlanmıştır. İki dünya savaşı arası dönemde, savunma sanayii çalışmaları artarken ordu tabanında tank üzerinde çeşitli fikirler ortaya konularak, eğitim ve doktrin konularında ilk çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. İngiliz ve Fransız komuta heyetleri, tankın piyade sınıfına yardımcı bir sınıf olması gerektiğini savunurken Almanya tankın muharebede asıl taarruz kuvveti olarak kullanılması ve diğer sınıfların tankın yardımcı kuvveti olarak tertiplenmesi gerektiğini savunmuştur. Bu savın sonucunda Alman subay sınıfına mensup von Thoma, Manstein ve Guderian'ın çalışmalarıyla ortaya konulan "Blitzkrieg Doktrini" ortaya konulmuştur. Doktrin, kara-hava kuvvetlerinin işbirliği yapması çerçevesinde baskın ve taarruz prensiplerinin ağırlıklı olarak kullanılmasını ön görmüştür. Bu anlamda doktrin, İngilizlerin temelini attığı fakat devamını getiremediği mekanize savaş terimini askerî literatüre kazandırmıştır. Adolf Hitler döneminde Almanya'da başlayan ulusal çaptaki militarizm hareketleri tank sınıfında da etkilerini göstermiştir. Savaş hazırlıkları sürecinde yeni bakanlıklar kurularak tank ve kundağı motorlu topçu sistemlerinin tasarım ve üretim faaliyetleri arttırılırken diğer yandan eğitim maddesine özen gösterilmiştir. Yalnızca askerî okullarda verilen eğitimin yeterli olmadığı düşüncesiyle, 10 yaşından itibaren kabul edilen Hitlerjugend Teşkilatı kurularak genç bireylere askerlik mesleği öğretilmeye başlanmıştır. Bunun yanında Hitler'e ait özel askerî okullar yapılandırılarak seçkin bir subay ve bürokrat sınıfı oluşturulmak istenmiştir. Zırhlı Birlikler Okulu'nun açılması, tatbikat alanlarının belirlenmesi, talimname ve eğitim kılavuzlarının oluşumu, üniforma ve rütbelerin seçilmesi ile tank sınıfı resmi olarak ayrı bir muharip sınıf statüsü kazanmıştır. Savaşın hemen öncesinde yaşanan İspanya İç Savaşı ve sonrasında gerçekleşen Polonya İşgali, mekanize savaş türünün ilk prova sahaları olmuştur. Burada edinilen tecrübeler ise Blitzkrieg Doktrini'nin ilk kez uygulandığı Fransa İşgali başarısını getirerek zırhlı ekolün gereksinimini kara kuvvetlerine kanıtlamıştır. Bu kapsamda tankın her iki dünya savaşındaki kullanımı yer yer karşılaştırılarak genel anlamda zırhlı muharebe şekli anlatılmıştır. Anlatıda Alman savaş endüstrisinin durumu, üretilen tank modellerinin teknik bilgi ve muharebelerde gösterdiği performans ve tank personellerinin anıları ile desteklenerek tankın eksi ve artı yönleri ortaya konulmuştur. Bu anlamda hazırlanan tez, İkinci Dünya Savaşı Tarihi çalışması değil, tank tarihinin ilk dönemleri hakkında yapılan bilimsel bir çalışma olma özelliği taşımaktadır.