Çocukların dijital mekânı: siber kafenin yeniden yükselişi, İstanbul (Esenler) örneği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, COĞRAFYA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERHAT AY
Danışman: TANER KILIÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dijitalleşme, eğitim, medya, ekonomi, eğlence, iş gibi birçok alanda toplumsal yaşamı temelden dönüştürmektedir. Mekânsal engelleri ortadan kaldırarak yeni fırsatlar yaratmaktadır. Bu nedenle bir mekân bilimi olarak coğrafya disiplini için önemli bir araştırma alanıdır. Dijital coğrafya çalışmaları, genellikle gelişmiş ülkelerdeki insanları ilgilendiren konularda odaklanmaktadır. Ancak, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerdeki insanların önemli bir kısmı dijital teknolojilere erişememektedir. Bu nedenle, bu insanların dijital kültürle nasıl etkileşime girdiği ve ilişkilendiği coğrafi araştırmaların kapsamına dâhil edilmelidir. Bu tez, dezavantajlı coğrafyalarda dijital teknolojiyle etkileşim mekânı olarak siber kafeleri incelemektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşması ve evlerde bilgisayar kullanımının artması, siber kafelerin işlevini kaybetmesine neden olmuştur. Ancak, İstanbul'da siber kafeler varlığını sürdürmekte ve sayıları artmaktadır. Siber kafelerin yeniden üretiminin nedenlerini ve dinamiklerini ortaya çıkarmak için, İstanbul'un Esenler ilçesinde mülakatlar, saha çalışmaları ve etnografik yöntemler aracılığıyla analizler yapılmıştır. Çalışmalar sonucunda elde edilen bulgular dört kategori altında toplanmıştır. İlk olarak, siber kafeler, hanehalklarının azalan satın alma gücünün dijital eğlence endüstrileri için gerekli olan donanımı karşılayamaması nedeniyle yeniden önem kazanmaktadır. Buna göre, İstanbul'daki internet kafelerin %83'ü düşük gelirli ve düşük eğitim seviyeli mahallelerde yer almaktadır, bu da kentsel dijital eşitsizliğinin sınıf tabanlı bir biçimini göstermektedir. İkinci olarak, daha önce ağırlıklı olarak yetişkinler tarafından kullanılan siber kafeler, çocukların akranlarıyla buluşabilecekleri ve E-spor gibi dijital etkinliklerle etkileşime girebilecekleri bir Üçüncü Yer haline gelmiştir. Z kuşağına hitap eden bir mekân olan siber kafeler, bulundukları mahallelerin egemen kültüründen uzaklaşmakta ve küresel kültürle etkileşime giren alternatif bir kamusal kültür için heterotopik mekân yaratmaktadır. Erkeklerin hâkim olduğu siber kafelerden kız çocuklarının dışlanması, cinsiyete dayalı dijital eşitsizliğin mekânsal köklerini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, siber kafelerin Esporla yeniden yükselişi, dijitalleşmenin dezavantajlı coğrafyalarda hala kamusal mekâna bağımlı olduğunu ve dijital cinsiyet eşitsizliğinin mekânsal olarak inşa edildiğini göstermektedir.