İstanbul'da tamamlanan kentsel dönüşüm projelerinin sosyal ve mekânsal etkileri (Gaziosmanpaşa, Esenler ve Zeytinburnu örneği)


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, COĞRAFYA ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEÇKİN HARDAL

Danışman: TANER KILIÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kentler medeniyetlerin kurulmasında ve gelişmesinde önemli rol oynayan yerleşme alanlarıdır. İnsanlık tarihinde önemli tarihi olayların yaşandığı kent yerleşmeleri, aynı zamanda nüfusun toplanma alanı da olmuştur. Tarih boyunca önemini koruyan kentler, Sanayi Devrimi ile birlikte yoğun göç alan yerleşmeler haline gelmiş ve günümüz anlamındaki kent fonksiyonunu kazanmaya başlamıştır. Öncelikle Sanayi Devriminin başladığı Avrupa'da yaşanan kentleşme deneyimi, sanayileşen diğer bölgelerde devam etmiş; hızlı göç ile kontrolsüz büyüyen kentlerde konut sorunları, altyapı yetersizliği, çarpık kentleşme gibi sorunlar meydana gelmiştir. Ortaya çıkan sorunlara kent planlamaları ile çözüm üretilmeye çalışılmıştır. II. Dünya Savaşı'nın ardından kentlerde meydana gelen yıkım ve enkazı kaldırmak için ise kentsel yenileme çalışmalarına girişilmiştir. Dünya ölçeğinde yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler kentlerin de önemini artırmış, kentler ekonomik değer kazanmaya başlamıştır. 1970'li yıllardan itibaren uygulanmaya başlanan neoliberal ekonomi politikaları ile birlikte kente müdahalenin boyutları da değişmiş, kentin ve kentsel dönüşüm projelerinin ekonomik değeri önem kazanmıştır.Türkiye, dünyada yaşanan kentleşme süreçlerini takip etmiş ancak Türkiye'de kentleşme süreci çok daha hızlı yaşanmıştır. İstanbul da bu hızlı ve plansız kentleşme sürecini en yoğun şekilde hisseden kentlerin başında gelmektedir. Türkiye'de 1980 yılından itibaren uygulanmaya başlanan neoliberal ekonomi politikaları ile beraber büyük kentler küresel merkezler haline gelmiştir. Bu süreçte kent merkezinde kalan ve değeri yükselen gecekondu bölgelerini dönüştürmek amacıyla kentsel dönüşüm çalışmalarına başlanmıştır. Farklı tarihlerde kentsel dönüşüme yönelik adımlar atılmış olsa da kentsel dönüşümün gündeme gelmesi 2002 yılından sonra olmuş, 2005 yılında İstanbul özelinde projeler başlatılmış ancak kapsamlı projelerin yapılması 2012 yılından sonra yapılan yasal düzenlemeler ile mümkün olmuştur. Kentsel dönüşüm toplumun her kesimini etkileyen çok yönlü bir süreçtir. Kentsel dönüşüm ile birlikte yalnızca konutlar fiziksel anlamda dönüşmemekte, sosyal ve mekânsal anlamda da değişimler meydana gelmektedir. Bu çalışma ile de İstanbul'da tamamlanan kentsel dönüşüm projelerinin yer aldığı beş farklı mahallede kentsel dönüşüm ile birlikte meydana gelen sosyal ve mekânsal değişimlerin araştırılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda İstanbul Avrupa yakasında yer alan Gaziosmanpaşa, Esenler ve Zeytinburnu ilçelerinde yer alan Sarıgöl, Yıldıztabya, Havaalanı, Turgutreis ve Sümer Mahallelerinde tamamlanan konut sayılarının % 10'u kadar kişi ile anketler uygulanmış ve bu anketler gözlem ve mülakatlar ile desteklenmiştir. Anket sonuçları SPSS programı ile değerlendirilmiş ve çıkan tablolar yorumlanmıştır. Gecekondu mahallesi özelliği gösteren bu mahallelerde kentsel dönüşüm projeleri 6306 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte hız kazanmış, projeler tamamlanmaya başlamıştır. Sosyal ve ekonomik şartların düşük olduğu dönüşüm alanlarında kentsel dönüşüm hem fiziksel anlamda hem de toplumsal anlamda mekânı değiştirmiştir. Dönüşüm ile birlikte mahallelerde nüfus profili değişmeye başlamış, kültürel dönüşüm meydana gelmiş, mahalleler yüksek konutlar ve kapalı siteler ile farklı bir görünüm kazanmıştır. Gerçekleşen dönüşüm süreci yıllardır bir arada yaşayan mahalle sakinlerini derinden etkilemiştir. Mahalle sakinleri kentsel dönüşüm sonucunda konutlarının yenilenmesinden, depreme dayanıklı hale gelmesinden ve mülkiyet sorunlarının çözülmesinden memnundurlar. Ancak verilen sözlerin tutulmaması, projelerin zamanında bitirilmemesi, borçlanma gibi sorunların hak sahiplerini zor durumda bıraktığı görülmüştür. Ayrıca sosyokültürel anlamda da dönüşümün yaşandığı kentsel dönüşüm uygulamalarında, özellikle eski mahalle sakinleri dönüşen yeni mekânlara maddi ve manevi anlamda alışmakta zorluk çekmektedirler.