Çatışma çözümleme teorisi açısından Lübnan sorunu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ABDULLAH ARSLAN

Danışman: YAVUZ CANKARA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnsanoğlu tarihsel süreç boyunca barıştan çok savaşı konuşmuştur. Savaşın üzerine yazılan eserler milattan öncesine kadar uzanırken buna mukabil barışa yönelik çalışmaların geçmişi çok geriye gidememektedir. Tarihsel süreç içerisinde yaşanan çatışmaların tarihleri tutulup, nedenleri sonuçları araştırılmışsa da çatışmanın nedenlerine inilmemiştir. Bu eksikliğin farkına varan bir grup bilim insanı 20. yüzyılın başlarında çatışma çözümünü bir bilim dalı olarak ele almışlardır. Kısa sürede dünyanın pek çok yerinde çatışmaların araştırılmasına yönelik merkezler kurulmuştur. Bununla ilgili olarak da literatüre birçok yeni kavram kazandırılmıştır. Tarih boyunca pek çok devletin hâkimiyetine girmişse de Lübnan, kendine özgü yapısını korumayı başarmıştır. Lübnan'ı değerli kılan en önemli unsur bir kültür mozaiğini andırması sebebiyle her dinin, mezhebin, devletin kendinden bir şeyler bulabileceği bir yer olmasıdır. Ayrıca Lübnan, konumu ve Hristiyan nüfusu ile "Ortadoğu'nun Batı'ya açılan penceresi"; başkent Beyrut ise modernliği ve gelişmişliği sebebiyle uzun yıllar "Ortadoğu'nun Paris'i" olarak görülmüştür. Ancak Lübnan'ın kendisine özgü mezhep temelli siyasi yapısı, tarafların güç mücadelelerine ve bitmeyen iç çatışmalara sebep olmuştur. Bunun yanında Filistinli ve Suriyeli göçmenlere kapılarını açması, iç savaş döneminde Hristiyan nüfusun göç etmesi ile demografik yapısı önemli oranda değişmiştir. Bu çalışma ile hem çatışma çözümlemenin ve Lübnan'ın tarihsel süreci ele alınmış hem de çatışma çözümlemenin önemli araçlarından biri olan çatışma çarkı ile Lübnan çatışması incelenmiştir.