Davranışsal iktisat ve 2008 küresel finans krizine getirilen yaklaşımlar
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ, İKTİSAT ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YILDIZ ZELİHA HATİPOĞLU
Danışman: İSMAİL HAKKİ İŞCAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amerika Birleşik Devletlerin(ABD)'de, 2007 yılının ikinci yarısında patlak veren ve 2008 ve 2009 yılında tüm dünya ekonomilerinde etkisini hissettiren finans krizini bundan önceki kriz teorileri çerçevesinde açıklamak oldukça zordur. Klasik iktisadi düşüncenin rasyonalite varsayımı, homoeconomics insan tipi ve ?laissez faire laissez passe? anlayışı ile oluşan kurumsal mekanizmaları, bu kriz sürecini anlamakta yetersiz kalmaktadır.Bireylerin değişen bir çevrede karar alma sürecinin ancak sınırlı rasyonalite ile ifade edilebileceğini öne süren Davranışsal İktisat, 2008 küresel krizine getirdiği yaklaşımlarla dikkat çekmektedir. Ampirik bir çerçevede daha gerçekçi varsayımlar ortaya koyan davranışsal iktisat, bireyin karar alma sürecinde bilişsel yeteneklerinin ön plana çıktığını ve rasyonel hesaplamalardansa bilişsel karar alma sürecinin daha etkin olduğunu belirtmektedir. İktisat bilimi ile psikoloji bilimini bir araya getiren davranışsal iktisat bireyi, sosyal çevre ve kurumlarla etkileşim halinde olan bir karar alıcı olarak tanımlamaktadır. Bu çerçevede davranışsal iktisat, belirsizlik altında bireyin karar alma sürecini inceleyerek literatüre, bir ekonomik kriz sürecini her iki disiplinin normlarına uygun şekilde açıklayacak çeşitli aydınlatıcı katkılar sağlamaktadır. Klasik iktisadî düşünce, teoride de olsa geleceğe yönelik belirsizliği, bireylerin riskle hesaplayabileceğini ve mükemmel bilgi varsayımını destekler biçimde geleceği de tam olarak bilebileceğini öne sürmektedir. Ancak pratikte doğal olarak bu varsayımlardan sapan bireyler, bilişsel süreçle ve beklentilerini ağırlıklandırarak karar almaktadır.Bu çalışmada 2008 küresel finans krizinin, birey ve kurumların etkileşim halinde olduğu, ekonomik çevrenin belirsizleşmesi ile krizin boyutlarının değiştiği ve sadece bankacılık ya da finans krizi olmaktan daha çok bir güven krizine dönüştüğü gözlenmektedir. Dolayısıyla ekonomilerin olağanüstü zamanları olarak kriz süreçlerinde, birey ve kurumların davranışları ekonomik kritikler yanında psikolojik çerçevede bilişsel faktörlerle de açıklanabilmelidir.Bu doğrultuda çalışmada davranışsal iktisadın belirsizlik altında karar almayı açıklayan Beklenti Teorisi'nden yararlanılarak, 2008 küresel krizinin aydınlatılması amaçlanmıştır. Tam ve homojen bilgi yerine, bilginin özel olduğu finans piyasasında, herhangi bilgi ya da sinyalini olması gerekenden değerli bularak Bayesyen hesaplamanın aksine yüksek olasılıkla bu sinyale uyarak yanlış yatırım yapabilmektedir. Yine yükseleceğini düşündüğü finansal kâğıtlar için aksi yönde sinyalleri görmezden gelebilmektedir. Böylece reel karşılığı olmayan balonlar oluşmaktadır. Balonların patlamasının ardından geriye belirsizlik kalmıştır. Çalışmanın amacı, tüm bu süreci davranışsal iktisadın tümevarıma dayanan yapısıyla gerçekçi bir temelde açıklamaktır.